İlişkiler

Kiminin derdi sadece sevgi, kiminin sadece ilgi, bazıları ise daha ne istediğinin farkına bile varamamış. Hayatı bir sitem etme yeri gibi gören her şeye dır dır yapan, hiç mutlu olmayan insan tipleri vardır ya hani, işte onlarla ilişkilerde her zaman temkinli olmak gereklidir. Aslında herkesin kendince haklı olduğu bir yön mutlaka vardır ama ben Nasreddin Hoca değilim ki sende haklısın diyebileyim.  Haklı olduğunda yüzde yüz emin olanlar bir de haklıyım ama benimle ilgilenmiyorsun haklı olduğumu kabul etmiyorsun diye kızarlar bir de onlarla uğraş. Hayatım sanki sitemler dinlemeye gelmişim gibi bir kısır döngüde giderken ara sıra ben de sitem etme hakkını kendimde buluyorum.

Nerde görülmüş öyle şahane ve yolunda giden ilişkiler, ilişki deyince yanlış anlaşılmasın illa kadın ve erkek arasında olandan bahsetmiyorum. Bazen annenizle bile anlaşamaz tartışır ve sitem etmeye başlarsınız, Ankara travestilerinden Ayca, bu konuda oldukça tecrübeli yakında bir terapi odası açmayı bile düşünüyor evinde, sitemi olan gelsin diye de reklam yapacakmış. İşin şakası bir yana hayat öyle sanıldığı kadar kolay geçmiyor sadece hızlı geçiyor. Sevmeyi bilen ve empati kurabilen insanlar boş sitemlere kulak asmasa da gerçekten bir haklılık payı varsa sitem eden tarafın haklısın demeyi biliyor da, şu anlayışı kıt, vurdumduymazlar yüzünden oluyor ne oluyorsa.

Her ilişki inişli, çıkışlı gider zaten monoton giden bir ilişki kimseye mutluluk da vermez. Mesela hiç kavga etmediğiniz bir sevgiliniz olsa iyi günlerin kıymetini nasıl anlarsınız? Birbirinizi yiyeceksiniz ki, barışınca dünya yeniden sizin olsun. Sitemlere de fazla takılmayın öyle, azıcık alttan alın. Alttan almak dünyanın sonunu getirmez korkmayın, sadece sevdiğinizin gönlü hoş olsun ki, sizin de gönlünüz hoş tutulsun. Şu dünyanın kurallarını öğrenemedik gitti. Hep kendimizle savaşıp duruyoruz. Biraz d akışına bırak “dere her zaman yolunu bulur.” Kaos yaratıp sonra da sitemler yağdırarak elde edemediklerinizi, gönüller fethederek elde edin.

İnsanoğlu egoları yüzünden dünyayı yaşanmaz bir yer haline getirmekten vazgeçtiği gün, biz hala dünyada olur muyuz bilmem ama, dünyanın cennet olacağı kesin. Benim tanıdığım Antalya’da yaşayan bir travesti var mesela o bu konularda tam bir polyanna zaten lakabı da polyanna olan bu arkadaş dünyanın sırlarını çözmüş mutlu mesut yaşayıp gidiyor. Bazen gidip ondan ders alasım geliyor. Sitemlerle baş etme dersi 1, benim gibi sorunluları da bekliyorum derslere, hadi hayırlısı.

Kalp sağlığı haftası

Yaşadığımız bu hafta dünyada kalp sağlığı haftası olarak adlandırılıyor. Kalbimiz atmayı bıraktığı gün bütün işlevlerimiz çalışıyor olsa bile sonumuz ölüm olacaktır. O nedenle kalp sağlığımıza her şeyden daha çok dikkat etmemiz gerekir. Dünyada erken ölümlerin başında gelen, kalp ve damar hastalıkları genç, yaşlı demeden can almaya devam ediyor. Ülkemizde ölümlerin yüzde altmış altısı maalesef kalp hastalıkları nedeniyle ani ölümler olarak kayda geçiyor. Daha dün sapasağlam yolda gördüğünüz birinin ansızın kalbinin durduğunu öğrendiğinizde hissettiğiniz acının sizinde başınıza gelmemesi için bir takım önlemler almak zorundasınız. En azından ben tanıdığım bütün insanlara kalplerini sevmelerini ve onu korumak için neler yapmalarını gerektiğini anlatmak isterim; şimdi beni can kulağıyla dinleyen Manisa travestilerinden Afrodit, elinde tuttuğu  duman makinesi, akciğer düşmanı sigaradan uzak kalmadığı sürece bu anlattıklarımın ona hiçbir faydası olmayacak. Öncelikle sigara kullanmaktan bir an önce vazgeçmeliyiz. Her çeşit sigara içimi kalp damar hastalığı için kaçınılmaz bir risk faktörüdür. Kesinlikle içilmemelidir. Sigara dumanı olan yerlerden uzak durulmalı, pasif içicilik olmamalıdır.

Hayatımızın ergenlik dönemi hariç geri kalan kısmını diyet yaparak, kepekli ekmek yiyerek üç beyaz zehir olan şeker, un ve tuzdan uzak durmalıyız. İşlenmiş gıdalar yemek yerine ev yemeklerini ve mevsimine göre sebzeleri tüketmeliyiz. Haftada en az iki defa balık yemeliyiz. Balıkta bulunan omega yağları hem kalbimizi yormayacak hem de bol miktarda folik asitin alınımını sağlayacaktır. Her türlü egzersiz kalp damar hastalığı riskini azaltır. Sağlıklı yetişkinler haftada  iki üç saat veya günlük otuz ya da altmış  dakika orta şiddetli fiziksel aktiviteyi hayat tarzı haline getirmelidir. Beden ağırlığımıza her zaman dikkat etmemiz gerekir aşırı kilo alımı kalbi yoracağından kalp damarlarımızda tıkanıklık kaçınılmaz olur. Aydın travestilerinden Bade gibi bunu takıntı haline getirmeyin ama, güzde iki kere basküle çıkıp inmek ve her yemekten sonra tartılmak moralinizi bozabilir onun için haftada bir kez sabahları aç karnına tartılın. Son olark altı ayda bir kan verip değerlerinize baktırmayı ihmal etmeyin. Özellikle kanda kolestrol değerlerini, kan basıncınızı, şekerinizi kontrol altında tutun. Hayattan daha fazla zevk almak ve hastanelerden uzak kalmak için kalbinize değer verin. Kalpten sevgilerimle. Hoşcakalın.

 

Zayıflamayı kafaya takmayın

Yaz geliyor hanımlar spor salonlarına akın etmiş durumdayız. Saatlerce koşu bandında ter döküp, yakışıklı hocalar eşliğinde spor yapıp kalori yakmaya çalışıyoruz. Oysa zayıflamak için harcadığımız bu enerjiyi sevgili bulmaya ayırsaydık şimdi çoktan form tutmuş olurduk. Bu İclal de iyice kafayı yedi, her şeyi birbirine karıştırtıyor  yine alakasız bir konuyu , bir diğerine bağlamış diyeceksiniz. Yok alınmam, istediğinizi söyleyin ama yazdıklarıma da göz ucuyla bir bakın da araştırıp sizin için derlediğim haberlerden nasibinizi alın.

Evet sevgili dostlarım en hızlı kalori yakılan etkinliğin seks  olduğu kanıtlandı. Sadece öpüşmek için bile otuz kalori harcanıyor. Bu kadar seksi bir zayıflama methodu varken, siz koşu bandını tercih ediyorsanız siz bilirsiniz.  Öpüşme esnasında yüz kasları yanında pek çok kas istem dışı çalışarak kalori yakılmasını hızlandırırken, sevgiliye yapılan bir masajın iki yüz kaloriyi erittiği, yorulan kollarınız ve parmaklarınızn boşa gitmediği hem sevgilinizi memnun ettiğiniz hem de zevkli bir şekilde kalori yaktığınız için mutlu olduğunuz söyleniyor. Adana travestilerinden Bade bu yazıdan sonra, spor salonundan üyeliğini sildirip, sevgilisinin yanında almış soluğu, hayırlı kalori yakmalar dilemek düşer bize de.

Seksin en hızlı kalori yakma yöntemi olması bir yana doyuma ulaşan kişinin bir saat sonunda yaktığı kalori tam tamına beşyüz kalori imiş. Ben saatlerce koşup yakamıyorum bu kaloriyi, demek ki neymiş başta söylediğim gibi bir sevgili şatmış.

Seks esnasında bütün bedenimiz senkronize olmuş bir şekilde çalıştığından bisiklete binmek, ağırlık kaldırmakla uğraşmak tarih oluyor. Yok bu akşam seks yok diyorsanız koyun bir hafif müzik cd çalarınıza sevgilinizle dans etmeye başlayın. Romantik bir dansın sonunda hem çok eğlenmiş olacaksınız hem de fazla kilolarınızdan kurtulacaksınız. Aşık olmak zaten, kiloları erittiğinden hemen aşık olup, işe başlasanız yaz gelmeden forma girmiş olursunuz.  Yazın sıcak kumlarda, sevgilinizle güzel fotoğraflar çektirmek, muhteşem fit vücudunuzu sergilemek için bu yöntem biçilmiş kaftan. Benden söylemesi, karar vermek sizin insiyatifinize kalmış. Bodrum travestilerinden Sanat, bu yaz beni evine misafir olarak davet etti. Bodrum akşamlarının tadını çıkarmak için ben şimdiden kalori yakmaya başladım bile, darısı sizlerin başına anlarsınız ya…

Yaz saati

Bazen kendime niye gelemiyorum kafam hep niye bozuk diye düşünüp duruyorum. Örneğin geçen cumartesi akşamı  arkadaşlarla biraz takılıp stres atayım diye dışarı çıktım. Eve döndüğümde saat gece yarısını çoktan geçmişti. Uykumun da bastırmasıyla bir duş alıp yattım. Pazar sabahı ise olduğundan biraz erken kalkıp, spor yapmayı planladım. Tabi ben erken katlığımı bir saat spor yapacağımı zannediyordum ki, cep telefonumun saatinin vaktin öğleye yaklaştığını göstermesiyle bütün enerjim yerle bir oldu.

Meğer gece saatler ileri alınmış tabi akıllı telefonlar bu uygulamayı otomatik yapıyorlar. Kısacası bu yaz saati uygulaması yüzünden bir saatlik spor zamanım elimden alınmış oldu. Gerçi ben ucuz yırttım. Altı üstü spor yapamamıştım. Pazar günü brunchda buluşma sözü veren, Bursa travestileri ile İstanbul travestileri saatleri uyuşmadığı için bir türlü bir araya gelip birlikte kahvaltı yapamamışlar.

Senede iki kez oynanan bu saat uygulaması yüzünden kafam bir ileri, bir geri gidiyor. En az bir hafta yeni saate ayak uyduramıyorum. Bu sadece benim sorunum da değil, dünya üzerinde yapılan bir araştırmaya göre yaz saati uygulaması enerji tasarrufu sağlamadığı gibi, kazaların artmasına ve iş verimliliğin düşmesine neden oluyormuş.

Yaz/Kış saati uygulamasının yarattığı sorunlar bilim adamları tarafından çok uzun süredir tartışılmaktadır. “Bu uygulama, sadece zaman takibini zorlaştırmakla kalmaz; aynı zamanda seyahatleri, fatura işlemlerini, kayıt tutulma süreçlerini olumsuz etkiler; dahası, tıbbi cihazların, ağır ekipmanların, yüksek teknolojik cihazların ve bilgisayarlarını çalışmasını bozar ve tabii ki, uyku döngüsünün sapmasına neden olur.” Diyen araştırmacıları dikkate almayan ülkeler de kişiler üzerinde bir araştırma yapmak gerektiğini düşünüyorum. Örneğin en başta beni denek olarak kullanabilirler, yazın ileri saat, kışın geri saat derken,şakülüm kayıyor ve uyku problemleri yaşıyorum zaten düzensiz bir hayat süren insanların böyle bir sıkıntısı yok tabi, oysa sabah işe gitmek zorunda olanların neden bir  saat uykusundan çalıyorsunuz.

National Geographic’in yazdığı haberlere göre, ileri ve geri saat uygulaması  1. Dünya Savaşı’nda bir miktar fayda sağlamış olsa da, sonrasındaki dönemlerde bunun herhangi bir işe yaradığına dair herhangi bir bilimsel veri bulunmamaktadır. Tufts Üniversitesi profesörü olan ve bu konuda önemli eser olan “İleri Sarın: Yıllık Saat Uygulaması Çılgınlığı”nın yazarı Michael Downing, bunu çok hoş bir şekilde ifade etmektedir:

“Yüz yılı aşkın bir süredir bu diktaya boyun eğdik. Ama kimse, neden böyle bir şey yaptığımızı açıklayamaz bile!”

Sanırım dünya üzerinde en mantıksız işi yapın deseler bundan daha iyisi olamazdı. Şimdi sarın geri ve verin benim bir saat uykumu ya da sabah sabah bozduğunuz moralimi. Sevgiyle kalın.

Kocan kadar konuş

Dünyanın bütün yükünü biz kadınların üzerine yıkmaları yetmiyor bir de  daha çocukluktan itibaren büyüyünce evlenip yuva kurmamız bekleniyor. Yok arkadaş ben sonsuza kadar tek başıma, kimsenin derdini, dırdırını çekmeden yaşarım demek gibi bir şansımız da yok.

Kadın olmanın tüm zorluklarına katlanırım da şu ne zaman evleniyorsun kız, hal bir koca bulamadın mı lafları var ya işte onlara hasta oluyorum Çok meraklıysanız siz önden buyurun diyesim geliyor, bakıyorum zaten hepsi evlenmiş, barklanmış sanki maden var bu kocalarda. İşte tam da benim gibi düşünenler için vizyona yeni bir film girdi bu hafta “kocan kadar konuş” filmin ana konusu otuzuna gelmiş ama hala bir koca bulamamış zaten bu işlerden de pek anlamayan Efsun’un koca arama yollarında yaşadığı komik hikaye.

Sanki evlilik tüm dertlerin ilacı dünyanın en mutlu olayıymış gibi özellikle evin büyükleri kadınlar üzerinde baskı kurmaya bayılırlar. Aman senin düğününü görmeden gidersem gözüm açık kalır diye de tehdit ederler. Biz travesti birkaç arkadaş gittik bu filme gerçekten çok komikti. Hatta filmin bazı sahnelerinde Konya travestilerinden Bahar, gülme krizine girdi. Zor eve getirdik film çıkışı hala gülüyordu. Nedenini sonradan açıkladı yahu dedi biz de kadınız ama bize evlilik müessesesi yasak. İstesek de o filmdeki kadının durumuna düşmeyeceğiz diye üzüntüden güldüm dedi. İşte orada bizim balatalar da koptu, başladık hep beraber gülmeye hani bazen güleriz ağlanacak halimize derler ya işte tam ondandı.

Her kadının gelinlik giyme hayali vardır, küçükken bez bebeklerimize beyaz bezlerden gelinlik ve duvak yapıp, evlendiririz. Sonra büyüyünce o bebeğin yerine kendimiz geçmek bembeyaz bir gelinlikle kalbimizin sahibine evet dediğimiz günü bekleriz.

Şimdi bize bunu çok görenlere kızmamak elde değil. Her neyse biz konuya dönelim. Yoksa bu konu daha çok su kaldırır. Bak oradan atladı lafa hemen, İstanbul travestilerinden Bade, ben gönlümün sahibini buldum sıra gelinlikte diye. Bana soracak olursanız evliliğe hiç merakım olmadı, iki insan birbirini sevdi mi, öyle imzaya falan ihtiyaç olmaz. İmza dediğin gönüllere atılır. Kagıt parçasında olan gönlünüzde yoksa evliliğin de kimseye hayrı olmaz. Mutluk bir çimendir, bastığın yerde biter demiş bir filozof işte bende mutlu olduğum kadar yalnızım. Sevgiyle kalın.

 

Bir travestinin zor anları

timthumb

Hayatım boyunca çok zor durumda kaldığım anlar yaşadım ama bu sefer başıma gelen olaylar traji komik bir film gibi.

Geçen hafta yemekli bir toplantıya katılmak için Adana travestilerinden bir davet aldım. Kendime küçük bir bavul hazırlayıp yola koyuldum. Ben biraz takıntılı biri olduğumdan diş macunumdan terliğime kadar her şeyim yanında olsun isterim. Öyle de yaptım bavula bana lazım olacak bütün eşyamı güzelce yerleştirdim. Kalacağım otele vardığımda saat sabahın beşini gösteriyordu, davet akşam üzeri olduğu için önce biraz uyuyup, dinlenmek için odama çıktım. Uyandığımda saat çoktan öğleden sonra olmuştu. Hemen kalkıp giyindim ve Adana’nın en iyi travesti kuaförünün yolunu tuttum. Tabi yanıma makyaj malzemelerimi, fotoğraf makinemi, kuaförde giyeceğim kıyafetimi de almıştım. Allahtan yanımda büyükçe bir kol çantası getirmişim de poşetlerle uğraşmak zorunda kalmadım diye sevinirken, kuaföre vardım. Saçlarım yapılırken bir taraftan makyöz kızı beklemeye başladım. Benim şansıma kızın o gün nikahı varmış ve gelemeyecekmiş, kuaför başka birini ayarlarken saatler de hızla ilerledi. Tam hazırım artık gidebilirim dediğimde aklıma yanıma aldığım devasa çanta geldi. O gece tekrar İstanbul’a döneceğim için kuaförde bırakamazdım. Otele dönmeye kalksam çok geç kalacaktım çaresiz çantamı yanımda toplantıya götürmeye karar verdim.

Şıkır şıkır giyinmiş travesti İclal, yanında koca bir çantayla salona giriş yaptı. Daha adımımı atar atmaz, çantanın içindeki cep telefonum çalmaya başladı. Elimi çantaya attım ne ararsan var fakat telefon yok. Salonda ki herkes dönmüş bana bakıyor, ben çantayı saklayayım derken, işte görmeyen kalmadı.

İzmir travestilerinden sanat yanıma yaklaşıp ne o İclal, “otel parasından yırtmaya mı kalktın?” deyince daha fazla dayanamadım çantayı oracığa döküverdim. İnanmazsınız ev terkliklerimin biri bir tarafa diğeri başka tarafa yolculuk yaptı. Cep telefonum bulunmasına bulundu ama benim düştüğüm durumda bunun hiç önemi kalmamıştı.

Ha telefonla arayan kimdi diye merak ettiyseniz annemmiş sağ salim varıp varmadığımı merak etmiş. Otele geldiğimde kadıncağızı arasaydım bütün bunları belki de yaşamayacaktım. Her neyse işin özü siz siz olsun koca bir çantanın içinde telefonunuzu kaybetmeyin. Hele anahtarınızı hiç kaybetmeyin çünkü o gecenin sonunda otel odamın da anahtarları kayboldu ve utancımdan resepsiyondaki beyefendiye bunu söyleyemedim. Koluma taktığım koca çantamla, otel odasında bıraktığım eşyaları unutmaya çalışarak İstanbul’a geri döndüm. Yüzünüzden gülücükler eksik olmasın çünkü ben bu hikayeyi her hatırladığımda gülümsüyorum. Sevgiyle kalın.

Beden diliniz ne diyor

6-mukemmel-beden-dili-hareketi

Eskiden insanların sadece kimliklerindeki fotoğraflarına bakarak kişi hakkında bilgi edindiğimiz yorumlar yaptığımız dönemler psikolojinin gelişmesi ile birlikte sona erdi. Artık bir insana baktığımızda elini nereye koyduğundan gözlerini kaçırmasından ne anlatmak istediğini anlar hale geldik. İşte buna beden dili deniliyor neredeyse yanılma payının sıfır olduğu iddia ediliyor. Tabi karşınızda profesyonel bir yalancı veya oyuncu yoksa. Çünkü artık gözler yalan söylemez devri kapandı ve kaslar yalan söylemez devri başladı.

Bir arkadaşınız size gelip bir olayı anlatıyor ve sabırla onu dinliyorsanız eğer beden dili eğitimi almışsanız nerede yalan söylüyor nerede samimi davranıyor anlıyorsunuz. Bu işin çürük elmaları ayıklamak için iyi bir yöntem olduğu söylense de ben bazı duyguların gizli kalmasından insanın ifşa edilmemesinden yanayım.

Mesela dünya üzerinde herkesin aynı yüz ifadesini takındığı haller vardır gülerken, ağlarken, kızgınken ya da sinirliyken hepimiz birbirimize benzeriz ama bu duygularımızı saklamaya çalışıyorsak ancak beden dili eğitimi almış biri tarafından anlaşılırız. Testosteron hormonu insanlarda beden dilini saklamak için gerekli bir hormon ama maalesef sadece erkeklerde bulunuyor bu da kadınların duygularını gizleyememesinin en büyük nedeni olarak açıklanıyor. Geçen yaz Bursa travestilerinden bir arkadaşımla seyahat etmek için bir otobüs garına gittik arkadaşım seyahat için çok heyecanlıydı ve otobüsü kaçıracağımızı yetişemeyeceğimizi düşünüyordu. Bu sırada biletlerimizi yazan biletçi bu kadar heyecanlı olmanıza gerek yok,  otobüsün kalkmasına daha on dakika var diyiverdi. Tabi bütün heyecanımız davranışlarımıza yansıdığından dışarıdan bakan birinin bunu kolayca anlaması normaldi. O dakikadan sonra daha sakin bir şekilde otobüsümüzü beklemeye başladık çünkü birilerinin bizim duygularımızı analiz etmesi hoşumuza gitmemişti.

Diyelim ki yeni birileri ile tanıştınız ve sohbet sizi sıktı, gözlerinizi sürekli kırpmaya başladığınızda ya da gözlerinizi kaçırdığınzda karşı tarafa artık senden sıkıldım imajını verirsiniz. Bunun yerine derin bir nefes alın ve duygularınızı kontrol etmeye çalışın. Ses tonunuzu düşürün ve dinlediklerinizi başınızla onaylayıp, içten görünmeye çalışın. Unutmayın beden dilinize hükmetmek ve renk vermemek sizin elinizde tabi gerçekten bu sohbeti bitirip oradan ayrılmak istiyorsanız istediğiniz gibi davranmakta serbestsiniz. Gelişen teknoloji sayesinde karşı tarafa ne anlatmak istiyorsanız o şekle bürünmek sizin elinizde beden dilinizi doğru kullanarak pek çok avantaj sağlayabilir ve bu sayede rakiplerinizi her konuda geride bırakabilirsiniz. Saygılarımla.

 

Her derde deva sarımsak

1(88)(1)

Sarımsak içine konulduğu her yemeğe lezzet veren harika bir bitkidir. Aynı zamanda içerisindeki alisin maddesi sayesinde doğal antibiyotik olarak bilinen sarımsağın kokusu da olmasa suyla bile tüketmek isterim. Sarımsak ortalama otuz tane sülfür bileşeni, enzimler ve amino asitler ayrıca A,B ve C vitaminlerini içinde barındıran tek bitkidir.

Sarımsak bağışıklık sistemini güçlendirir bunu sağlarken içinde bulunan probiyotiklerden faydalanır. İnsan bedeninin mikroplara ve virüslere karşı savunmasını güçlendirdiği için düzenli tüketilmesi gerekir. Şimdilerde piyasada bolca bulunan Çin sarımsağı yerine doğal Kastamonu sarımsağı tercih edilmelidir. İşin açıkcası ben daha sağlam olsun diye sarımsağı bizzat Kastamonu Taşköprü’den getirtiyorum. Sağ olsun Kastamonu travestilerinden Berrin, her yıl hasat sonrası bana özel olarak gönderiyor. Galiba sağlığımı onun gönderdiği bu sarımsağa borçluyum.

Sarımsak aynı zamanda sindirim sisteminin düzgün çalışmasını da sağlar. Böbrekler üzerinde olumlu bir etkisi vardır. Kolestrolü yüksek olan kişilerin de sarımsakla kötü huylu kolestrolden kurtulması mümkündür. Yüksek tansiyon hastaları her gün düzenli bir şekilde sarımsak tüketirlerse tansiyon ilacı kullanmak zorunda kalmazlar.Tansiyonu düştüğünde tuzlu ayran içen, yükseldiğinde ise sarımsağı olduğu gibi yutan  İstanbul travestilerinden Sanat, sarımsak kullanmadan sebze yemeği pişirmez.

Damar sertliği, kanser, kan şekerinin dengelenmesi gibi pek çok rahatsızlığın ilacı olan sarımsağın eczanelerde hapı da satılmaktadır. Sarımsak kokusundan rahatsız olduğu için yiyemeyen kişiler sarımsak hapını rahatlıkla kullanabilirler. Yalnız gastrit hastaları sarımsak kullanırken dikkat etmeliler özellikle gece geç saatlerde tüketmekten kaçınmalılar. Yoksa çift yastıkla yatsalar bile mide yanmasının önüne geçemezler.

Kışın kirli hava ve toksinler de sağlığımızı tehdit etmektedirler bilinen en iyi toksin atıcının da sarımsak olduğunu söyleyebilirim. Sigara içenlerin vücudunda biriken nikotinin atılmasında da sarımsaktan faydalanabilirsiniz. Dediğim gibi tansiyonunuz altının altına düşmemişse ve mide rahatsızlığın yoksa her gün mutlaka iki diş sarımsak tüketin. Sarımsağı çiğ olarak yemeyi sevmeyenler ise turşu ya da sarımsakla yapılan ekmekleri tercih etsinler inanın sarımsak yediğinizin farkına bile varmıyorsunuz.

Uzun ve sağlıklı bir yaşam için bol vitamin, bol hareketi şart koşan uzmanlar genç kalmak için en çok sarımsak yenilmesini öneriyor. Özellikle iki diş sarımsağı mutlaka çiğneyerek tüketin tabi mide rahatsızlığınız yoksa sağlıkla kalın, hoşcakalın.

Kefir mucizesi

kefir-grains1

Kafkasya’nın bağrından kopup gelmiş olan atalarımızın sağlık içeceği kefir her derde deva sağlıyor. Üstelik yan etkisi de bulunmuyor. İnsan bedeni hücrelerin bir araya gelmesiyle oluşur ve yıllar geçtikçe hücreler yaşlanır ve tıpkı bedenimiz gibi ölmeye başlar.  İşte kefir burada devreye girerek hücrelerimizin yenilenmesini sağlar. Kefir, yararlı vitaminlerin yanında kalsiyum, magnezyum, flor,fosfor ve selenyum gibi mineraller tarafından da zengindir. Düzenli olarak kefir içildiğinde sağlığın korunmasına ve en önemlisi de genç kalmaya yardımcı olur.

Kefirin içinde bolca bulunan fosfor hücre gelişimini sağlarken, günlük enerji ihtiyacımızı sağlayan protein ve karbonhidratların kullanımını da kolaylaştırır. Hepimiz katı yiyecekler yüzünden sıklıkla kabız olma sorunu yaşarız bu da vücudumuzun olduğundan daha şişman görünmesine neden olur. Kefir hazmı kolaylaştırarak bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar. Her zaman genç ve güzel kalmak isteyen İstanbul travestileri, Ankara travestileri, İzmir travestileri ve bütün illerdeki travestiler size tavsiyem kefiri evde kendiniz yapmanız ve bolca tüketmeniz. Başta da söylediğim gibi yan etkisi olmayan kefiri su gibi tüketebilirsiniz.

Bazı arkadaşlarım bana gelip İclal güzelliğini neye borçlusun diye sorduklarında onlara her zaman sağlıklı beslenme ve düzenli spor yapmak diyorum. Bir de kefir içtiğimi burada ilk kez açıklıyorum. Çünkü kefir bu dünyada bulabileceğiniz en iyi detoks içeceğidir.

Kefir sayesinde enfeksiyonlara yakalanmaz, astım ve bronşiti hafif geçirirsiniz. Yorucu akşamların sonunda içilen bir bardak kefir hem uyku sorununuza hem de yorgunluğunuza çok iyi gelir. Parlak bir cilde sahip olduğum için travesti İclal olarak beni tanıyanlar hastalıklara sık yakalanmadığımı iyi bilirler. İşte size benim güzellik sırrım öyle pahalı kremler kullanmak yerine doğal ve sadece bize özel olan bir besinden faydalanıyorum.

Böbreklerinde bir dönem rahatsızlık yaşayan Kırklareli travestilerinden Deniz, ona gönderdiğim kefir kürü sayesinde kısa sürede sağlığına kavuştu. Üstelik kefir mayasını aktarlarda rahatlıkla bulabilir hazır tüketmek yerine kendiniz yapıp dolabınızda uzun süre saklayabilirsiniz. Sağlığına ve güzelliğine önem veren tüm travesti dostlarımı kefiri denemeye davet ediyorum. Belki de bundan sonra akşamları kefir partisi düzenleriz. Her şey daha sağlıklı bir beden için değil mi?

Seksi travestiler

2431e1c_o

Seksi olmak konusunda travestilerin en büyük avantajının uzun boyları olduğunu düşünüyorum. Neredeyse dolaştığım bütün illerde Ankara, İzmir, Konya, Adana… ve tabi ki İstanbul’da travestilerin uzun boylarıyla giydikleri mini etekleri, kısa tulumları onlara çok yakıştırırım. Gerçekten de seksi kıyafetler biraz düzgün bir fizik gerektiriyor. Erkeklerin ilgisini çeken seksi kıyafetler içerisinde benim favorim ise tek omuz elbiseler o her an düşecek gibi duran ve karşısındaki erkeklerin gözünü alan tek omuz detayı yıllardır modanın değişmeyen unsuru olarak hayatımızda kendine yer buluyor.

Seksi olmak sadece tavırlarla değil giydiğimiz kıyafetler ile de desteklenmelidir. Geçenlerde gittiğim bir mekanda uzun bacakları ile giydiği mini eteği konuşulan travestiyi kıskanmadım desem yalan olur. Bir etek bir insana ancak bu kadar yakışır dedirtiyordu.

Siz de fiziğinize güveniyorsanız bütün bakışları kendi üzerinizde toplayabilirsiniz. Öncelikle yapmanız gereken bedeninizde en güzel yerini keşfetmek olmalı, örneğin bacaklarınız yeteri kadar güzel değilse, uzun elbise giyip üst tarafta bir yerleri açık bırakarak hafifi bir dekolte verebilirsiniz.  Ben en çok spor kıyafetler giydiğim için seksi taytlar kullanıyorum zaten bu aralar tayt çok moda ve uzun süre değişmeyecek gibi duruyor. Rahat ve şık modelleri olan taytlardan bolca alın. Üstüne giyeceğiniz bluzlarla kombin yapın. Bu aralar zaten vitrinler çeşitli tayt modelleri ile dolup taşıyor. Kadınlar ve travestiler güzellikleri kadar rahatlıklarına da düşkün olduklarından bu tayt daha çok su kaldırır.

Aslında bir kadını en seksi gösteren şeyin ayakkabı olduğunu herkes bilir. Özellikle sivri topuklu yürüdükçe arkasından sesi gelen topuklular karşısında erkeklerin nutku tutulur. Bursa travestilerinden bir arkadaşın tam 100 çeşit topuklu ayakkabısı olduğunu duyunca çok şaşırdım. Ben de topuklu ayakkabıya bayılırım ama kullanmadıklarımı evde tutmadığım için bu sayıya bir türlü ulaşamadım.  Sanırım bu bir tercih meselesi ben ayakkabıya yatırım yapmak yerine seksi kıyafetleri almayı tercih ediyorum. Dolabımdan hiç eksik etmediğim siyah mini elbisem ve tulumlarımla renkli giyinmeyi seven ama yerine göre giyinen biri olmayı tercih ediyorum. Siz de kendinize en çok yakıştırdığınız seksi kıyafetinizi muhakkak sıklıkla giyiyorsunuzdur. Güzel olan her şey yakışır zaten siz de benim gözümde dünya güzellerisiniz. En seksi travestiler listesinde daha aklımda çok isim var ama bir gün bir yarışma düzenlersek isimlerini tek tek sayarım. Şimdilik hoşçakalın.